Masaüstü sistemler için hazırladığı güncel işlemci modellerinin tamamını 200 doların altında bir fiyatlandırma ile kullanıma sunan AMD, hız aşırtma tutkunları ve yüksek performans meraklıları için çarpan kilidi açık Black Edition işlemcilerini de modeline göre 100 dolar seviyesinden başlayan fiyatlarla sunuyor. FX serisi işlemcilerinden sonra strateji değiştirerek hemen her fiyat segmenti için çarpan kilidi açık modeller hazırlamaya başlayan AMD'nin aksine Intel cephesinde ise, çarpan kilidi açık işlemcilerin yüksek maliyetli Extreme Edition serisi altında konumlandırıldıklarını görüyoruz.
Black Edition serisi işlemcileriyle birlikte yüksek satış rakamlarına ulaşan hatta çekirdek aşırtma uygulamasıyla anakart satışlarına da hız kazandıran AMD'ye karşı Intel'in de hazırlık içerisinde olduğu biliniyor. Hatırlanacağı üzere firma geçtiğimiz Ağustos ayında çarpan kilidi açık Pentium E6500K işlemcisini, pilot bölge olarak Çin pazarında satışa sunmuş ve programın hedeflenen şekilde sonuçlanması halinde yeni modellerin küresel ölçekte satışa sunulabileceğine işaret edilmişti. Gelen son bilgilere göre Intel, LGA1156 formundaki Core i3/Corei5/Core i7 ailelerine çarpan kilidi açık modeller ekleyebilir.
Intel'in çipset çalışmalarından sorumlu pazarlama yöneticisi Steve Peterson açıklamasında, firmasının çarpan kilidi açık maliyet odaklı işlemciler için uzun süredir çalışma içerisinde olduğunu ve LGA1156 platformuna, çarpan kilidi açık modellerin katılabileceğini belirtti. Henüz model bazında detaylı özellikler açıklanmış olmasa da yeni işlemciler şimdiden heyecanla bekleniyor zira 32nm üretim teknolojisiyle hız aşırtma çalışmalarına yeni bir boyut kazandıran ve termal anlamda ciddi kazanımlar sunan Core ix serisi, çarpan kilidi açık ekonomik modellerle daha fazla sayıda kullanıcıya ulaşacak gibi görünüyor.
Murat PINAR
7 Mart 2010 Pazar
Intel çarpan kilidi açık ekonomik işlemciler planlıyor
3 Mart 2010 Çarşamba
Üniversite Öğrencilerinin Dikkatine!Ulusal Mühendislik Yarışması Geliyor!..
BU YARIŞMA SADECE MÜHENDİSLİK ÖĞRENCileRİ İÇİN DEĞİLDİR!!!
Ege Üniversitesi
İstanbul Teknik Üniversitesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Eğer bu üniversitelerin herhangi bir tanesinde lisans öğrencisi iseniz mühendislik yarışmasına katılmaya hak kazandınız demektir
İTÜ Mühendislik Yarışması 11-12 Mart 2010(www.bestistanbul.org)
ODTÜ Mühendislik Yarışması 20 Mart 2010(www.bestankara.org)
Yıldız Mühendislik Yarışması 22-23 Mart 2010(www.best.yildiz.edu.tr)
Ege Mühendislik Yarışması 26-28 Mart 2010(www.bestizmir.org)
İzmir in posteri:

Yarışmacılarda aranan nitelikler:
-Analitik Düşünme Yeteneği
-Pratik Zeka
-Yaratıcılık
-Yenilikçi ve Ekonomik Çözümler
-Zamanı ve Materyalleri Verimli Kullanma
Peki bu yarışma nasıl olacak
Herhangi bir ön hazırlık yok(önceden sizden bir proje istemiyoruz)
4 kişilik takımlar halinde(farklı bölümlerden takım oluşturmanız sizin yararınıza)
İçerik=>bilgilendirme=> Çözüm(içeriği veriyoruz,sizi konu hakkında bilgilendiriyoruz,sizden çözümü istiyoruz)
İki Kategori
Case Study (Durum Analizi)
Team Design (Takım Tasarımı)
Yarışma 2 kategoride olacak ve 1 gün içerisinde projeler tamamlanacak...
Team Design;
-Mühendislik Tasarımı (size verilen içerikle somut bir proje ortaya koymanız istenecek)
-Reel Problem(bu sorun firmaların gerçek sorunlarıdır)
-Yenilikçi, Ekonomik ve İşlevli(çözümünüz bu maddeleri içermeli)
-Çalışabilirlik Testi
Case Study;
-Soyut Proje(size verileccek sorunu en detaylı şekilde açıklamanız istenecek)
-Olası bir duruma karşı en iyimser ve gerçekçi çözüm
-İyileştirme planı
-Görsel Sunum(sunumunuz görselliğe de dayanacak)
Yarışmalar Avupa da her yıl yapılmaktadır.Ancak Türkiye de ilk defa düzenlenen yarışmaya İzmir ev sahipliği yapmaktadır.
Yarışmalardan örnekler...(TD:Team Design/CS:Case Study)
İspanya*TD*Basit çizim makinası
Ukrayna*CS*Bira fabrikasının kalkındırılması
İtalya*TD*Basit gemi yapımı
Portekiz*CS*Afet durumu için geliştirilmiş şehir tasarımı
Ukrayna*TD*Köprü yapımı
Türkiye nin bu 4 büyük üniversitesinin katıldığı yarışmada her üniversitede yapılacak olan 4 yerel yarışma sonucu,her üniversiteden 2 takım olmak üzere toplamda
takım ULUSAL MÜHENDİSLİK YARIŞMASI(NATİONAL ENGİNEERİNG COMP./ NEC)-YETENEC e katılacak ve İzmir de yapılacak bu yarışmada yarışmacıların tüm masrafları BEST bütçesi tarafından karşılanacaktır.
Ulusal Mühendislik Yarışması ndan sonra ise Avrupa nın kapıları size açılıyor...
EBEC-European BEST Engineering Comp. - Avrupa BEST Müh. Yarışması na Türkiye birincileri katılmaya hak kazanıyor.
Bu yıl Romanya-Cluj da düzenlenecek yarışmaya katılacak olan 2 Türk ekibi yine hiçbir masrafa karışmadan Avrupa da Türk Mühendislerini temsil edecek.
EBEC programı:
1- 12 Ağustos 2010
80 Şampiyon Yarışmacı
LEC/NEC/REC Organizatörleri
Açılış/Kapanış günleri
Sivil Toplum Örgütleri
Misafirler
Medya
EBEC i kazananlar Kanada'da yapılacak olan Uluslararası Mühendislik Yarışması na katılmaya hak kazanacak.
IEC-International Engineering Comp.
Peki herşey iyi güzel de bu BEST neden böyle birşey yapıyor bedavaya sizi yurtdışına gönderecek sizi yarıştıracak
BEST-Board Of European Students of Technology-Avrupa Teknoloji Öğrencileri hakkında daha fazla bilgi edinebilmek ve sadece yol paranızı ödeyerek Avrupa da 82 farklı üniversite/şehri gezmek için,kurslara katılıp eğitim almak için
www.best.eu.org (BEST Uluslararası Sitesi)
www.bestizmir.org
www.bestankara.org
www.bestistanbul.org
www.best.yildiz.edu.tr
ziyaret etmeyi unutmayınız...
Ege Üniversitesi
İstanbul Teknik Üniversitesi
Yıldız Teknik Üniversitesi
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Eğer bu üniversitelerin herhangi bir tanesinde lisans öğrencisi iseniz mühendislik yarışmasına katılmaya hak kazandınız demektir
İTÜ Mühendislik Yarışması 11-12 Mart 2010(www.bestistanbul.org)
ODTÜ Mühendislik Yarışması 20 Mart 2010(www.bestankara.org)
Yıldız Mühendislik Yarışması 22-23 Mart 2010(www.best.yildiz.edu.tr)
Ege Mühendislik Yarışması 26-28 Mart 2010(www.bestizmir.org)
İzmir in posteri:
Yarışmacılarda aranan nitelikler:
-Analitik Düşünme Yeteneği
-Pratik Zeka
-Yaratıcılık
-Yenilikçi ve Ekonomik Çözümler
-Zamanı ve Materyalleri Verimli Kullanma
Peki bu yarışma nasıl olacak
Herhangi bir ön hazırlık yok(önceden sizden bir proje istemiyoruz)
4 kişilik takımlar halinde(farklı bölümlerden takım oluşturmanız sizin yararınıza)
İçerik=>bilgilendirme=> Çözüm(içeriği veriyoruz,sizi konu hakkında bilgilendiriyoruz,sizden çözümü istiyoruz)
İki Kategori
Case Study (Durum Analizi)
Team Design (Takım Tasarımı)
Yarışma 2 kategoride olacak ve 1 gün içerisinde projeler tamamlanacak...
Team Design;
-Mühendislik Tasarımı (size verilen içerikle somut bir proje ortaya koymanız istenecek)
-Reel Problem(bu sorun firmaların gerçek sorunlarıdır)
-Yenilikçi, Ekonomik ve İşlevli(çözümünüz bu maddeleri içermeli)
-Çalışabilirlik Testi
Case Study;
-Soyut Proje(size verileccek sorunu en detaylı şekilde açıklamanız istenecek)
-Olası bir duruma karşı en iyimser ve gerçekçi çözüm
-İyileştirme planı
-Görsel Sunum(sunumunuz görselliğe de dayanacak)
Yarışmalar Avupa da her yıl yapılmaktadır.Ancak Türkiye de ilk defa düzenlenen yarışmaya İzmir ev sahipliği yapmaktadır.
Yarışmalardan örnekler...(TD:Team Design/CS:Case Study)
İspanya*TD*Basit çizim makinası
Ukrayna*CS*Bira fabrikasının kalkındırılması
İtalya*TD*Basit gemi yapımı
Portekiz*CS*Afet durumu için geliştirilmiş şehir tasarımı
Ukrayna*TD*Köprü yapımı
Türkiye nin bu 4 büyük üniversitesinin katıldığı yarışmada her üniversitede yapılacak olan 4 yerel yarışma sonucu,her üniversiteden 2 takım olmak üzere toplamda
Ulusal Mühendislik Yarışması ndan sonra ise Avrupa nın kapıları size açılıyor...
EBEC-European BEST Engineering Comp. - Avrupa BEST Müh. Yarışması na Türkiye birincileri katılmaya hak kazanıyor.
Bu yıl Romanya-Cluj da düzenlenecek yarışmaya katılacak olan 2 Türk ekibi yine hiçbir masrafa karışmadan Avrupa da Türk Mühendislerini temsil edecek.
EBEC programı:
1- 12 Ağustos 2010
80 Şampiyon Yarışmacı
LEC/NEC/REC Organizatörleri
Açılış/Kapanış günleri
Sivil Toplum Örgütleri
Misafirler
Medya
EBEC i kazananlar Kanada'da yapılacak olan Uluslararası Mühendislik Yarışması na katılmaya hak kazanacak.
IEC-International Engineering Comp.
Peki herşey iyi güzel de bu BEST neden böyle birşey yapıyor bedavaya sizi yurtdışına gönderecek sizi yarıştıracak
BEST-Board Of European Students of Technology-Avrupa Teknoloji Öğrencileri hakkında daha fazla bilgi edinebilmek ve sadece yol paranızı ödeyerek Avrupa da 82 farklı üniversite/şehri gezmek için,kurslara katılıp eğitim almak için
www.best.eu.org (BEST Uluslararası Sitesi)
www.bestizmir.org
www.bestankara.org
www.bestistanbul.org
www.best.yildiz.edu.tr
ziyaret etmeyi unutmayınız...
1 Mart 2010 Pazartesi
Yazarlık yazılımı projesi
Yazarlık Yazılımı Nedir?
Yazarlık yazılımları, eğitim içeriklerinizi blişim teknolojilerini kullanarak sayısal, etkileşimli içeriklere dönüştürmeye yarayan içerik geliştirim araçlarıdır.
Daha önce Macromedia Studio 8 ve Adobe CS3 ürünlerinin Türkçe eğitimlerini paylaşan MEB, Yazarlık Yazılımı Projesi kapsamında, sitesine CS4 ürünlerinin eğitimlerini de eklemiş.
İlgilenenler için iyi bir kaynak..
Demo Windows7 kullananlar dikkat
Microsoft Türkiye kullanım süresi 1 Mart'ta dolanWindows 7 RC'yi kullananları uyardı. Windows 7 RC ile çalışan bilgisayarlar 1 Mart'tan itibaren artık 2 saatte bir sistemi yeniden başlatacak.
Bilgi güvenliğine önem veren ve bilgisayarda sorunsuz çalışmak isteyen kullanıcıların, tam sürüm Windows 7 işletim sistemine geçmeleri için çok az bir süre kaldı.
Bu arada Windows Server 2000, Windows 2000 Professional ve Windows XP Service Pack 2 işletim sistemlerini kullananlara verilen destek de 1 Temmuz 2010 itibarıyla sona eriyor.
Bu tarihten itibaren söz konusu işletim sistemleri için güncellemeler ve güvenlik yamaları gibi destekler kesilmiş olacak.
Buna karşılık Microsoft tarihinin en uzun süre desteklenen işletim sistemi olan Windows XP SP 2 kullanıcılarının Windows XP Service Pack 3'e yükseltmeleri durumunda kendilerine tanınan destek süresi 2014 yılına uzatılabilecekler.
24 Şubat 2010 Çarşamba
Gençlerin fikirlerini önemseyin
Yasemin Yalçın Aktosun
Gençler anlaşılmak istiyor. Özellikle ergenlik çağıyla birlikte fikirlerinin önemsenmesini ve artık bir fert olduğunun kabul edilmesini istiyor. Bu dönemde aileyle yaşanan sıkıntılar aşılamazsa bu durum krizlere sebep oluyor. Ailelere ve gençlere düşen önemli görevler var...
Ergenlik dönemi, ergenin "bana göre...", "benim fikrime göre..." diye başlayan cümleleri artık çok yoğun kullandığı bir dönemdir. Bu dönemde fikirlerini ifade eden ergen, bu fikirlerinin muhatapları tarafından kabul görmesini bekler. Ona göre son derece doğru olan hatta mükemmel olan fikirlerinin ailesi tarafından önemsenmemesi ise ergeni deli eder. Anlaşılmadığı duygusunu oluşturur. Bu sebeple anlaşılmadığı ortamda bulunmak yerine odasında tek başına oturmayı veya arkadaşları ile vakit geçirmeyi tercih edebilir. Bu dönemde ergen için düşüncelerini açığa çıkartıyor olmak aynı zamanda "bu dünyada artık ben de varım" diye haykırışının yansımalarıdır. Bu sebeple düşüncelerini ifade ettiği girişimlerinin desteklenmesi ergen haykırışına karşı "Evet sen de bu dünya içinde tüm kimliğinle varsın ve biz bunu fark ediyoruz" mesajı gönderecektir. Bunun tam karşıtı yani ergenin düşüncelerinin eleştirilmesi ve sürekli doğru düşünmediğinin hissettirilmesi ise ergen için bir nevi dışarıya itilme sürecidir.
Yanlış davranışlara göz mü yumalım?
Kimi ergenler pasif tepkiler verir ve ailelerinin eleştiri ve nasihatlerini tepkisizce dinlerler. Ama bu ergenlerin de çoğu zaman duygusal anlamda ailelerinden uzaklaştıkları ve paylaşımlarını azalttıkları görülür. Peki gençlerin yanlışlarına göz mü yumulmalı? Tabii ki hayır! Sadece çocuğumuza yaklaşırken biraz taktiksel yaklaşmamız gerekir. Yoksa ergen-ebeveyn çatışması başlar ve ergen sizi dinleyebileceği konularda bile sizinle inatlaşmaya başlar. Bir diğer tehlike de şudur ki; artık sizinle yaşamını paylaşmaz ve siz çocuğunuzun neler yaptığından haberdar olamazsınız.
*DANIŞMAN PSİKOLOG
Aile neler yapmalı?
Evvela çocuğunuza değerli olduğunu hissettirme adına konuşmalarında onu sonuna kadar dinlemelisiniz. Çocuğunuzun fikirlerine katılmıyor olsanız bile hemen karşıt görüşünüzü ifade etmemeli, "evet seni anlıyor ve saygı duyuyorum, haklı olabilirsin fakat ben şu şekilde düşünüyorum" diye yaklaşmalısınız. Ayrıca kendi düşüncenizin doğruluğunı kabul ettirmek için çocuğunuz ile çatışmamalısınız. Esprilerine tatlı tepkiler vermelisiniz. Kimi zaman davranış ve fikirlerini onore etmeli, bu konuda mükemmeliyetçi olmamalısınız. Biz senin geçtiğin bu yollardan çoktan döndük", "biz de ergen olduk ama sen bu işi abartıyorsun" gibi "seni kesinlikle anlamıyorum" mesajını veren cümleler kullanmamalısınız.
Ergene zaman zaman bazı konularla ilgili olarak danışılmalı, fikirlerine başvurularak ergen çocuğunuzu taltif etmelisiniz.
Gençlere de görevler düşüyor
Gençler, bir kişiliğinin olduğunun çevre ve özellikle de ailesi tarafından fark edilmesini ister. Sanki doğru karar veremezmiş gibi sürekli olarak yönlendirilmekten rahatsız olurlar. Ve bazen "bu evde benim bir yerim yok" gibi uç düşünceler içine girebilirler. Gençlere de bu noktada görevler düşer. Gençler de bazı taktikler geliştirebilir.
Onların seni anlamalarını beklediğin oranda sen de onları anlamaya çalışmalı, çok tepkisel davranarak sürekli haksız konuma düşmemelisin. Senin anlaşılma ihtiyacın olduğu kadar emin ol ailenin de anlaşılma ve senin tarafından fikirlerinin önemsenme ihtiyacı var.
14 Şubat 2010 Pazar
Aile toplantıları çocuklarda aidiyet duygusunu geliştiriyor
Çocuk gelişim uzmanları, çocukların duygu ve düşüncelerini dile getirmesi, isteklerini ifade etmesi ve aile birlikteliğinin, muhabbet ortamının oluşturulması için aile toplantılarının gerekli olduğunu ifade ediyor. Pedagog Adem Güneş, toplantı sayesinde çocuklarda 'aidiyet' duygusunun geliştiğini söylüyor. Aile fertleri, birbirlerinin öncelik konularını tanıyor. Kimin, neyi, ne kadar önemsediği su yüzüne çıkıyor.
Günlerden perşembe, saat 20.00'ye geliyor. Telli ailesinin evinde diğer günlerden farklı bir hareketlilik var. Rümeysa Hanım yemek masasına çerezleri, çayları ve o güne özel hazırladığı ikramları yerleştiriyor. 2 yaşındaki kızı Berra Betül taşıma işinde ona yardım ediyor. Sinan Bey, gündem notlarına bakıyor. Hazırlıklar tamamlanınca 7 yaşındaki Yusuf Enes'in de masadaki yerini almasıyla çok önemli bir toplantı başlıyor. 4 kişilik Telli ailesi her perşembe bu saatte karşılıklı oturup, geçen hafta neler yaptıklarını, gelecek günler için planlarını, bir haftalık yemek menüsüne varıncaya kadar kendilerini ilgilendiren her şeyi konuşuyor. Evin düzenini sağlamak için koydukları kurallara uyulup uyulmadığını kontrol ediyor, yeni kararlar için oylama yapıyor ve birbirlerinin duygularını, yorumlarını dinleyerek sohbet ediyorlar. Altı ay önce Rümeysa Hanım'ın zorlamasıyla başladıkları aile toplantılarını artık iple çekiyor tüm aile fertleri.Çocuk gelişim uzmanları, çocukların duygu ve düşüncelerini dile getirmesi, isteklerini ifade etmesi ve aile birlikteliğinin, muhabbet ortamının oluşturulması için aile toplantılarının çok gerekli olduğunu ifade ediyor.Pedagog Adem Güneş, toplantı sayesinde çocuklarda 'aidiyet' duygusunun geliştiğini söylüyor. Güneş'e göre, çocuk, içinde bulunduğu aileye ve orada konuşulan konulara katkı sağladıkça kendi ailesine bağlılığı pekişiyor. Serbest ve herkesin eşit kabul edildiği bir ortamda düşüncelerini rahatça ifade edebilmenin verdiği 'kişilik gelişimini' yaşıyor. Problem çözme yeteneği geliyor. Aile fertleri, toplantılarda birbirlerini ve birbirlerinin öncelik konularını tanıyor. Kimin, neyi, ne kadar önemsediği su yüzüne çıkıyor. Ailelerin temel sorunu olan aile içi kurallar toplantı heyeti tarafından ve oybirliği ile oluşturulmaya çalışılıyor. İlk zamanlar Sinan Bey'e çok da önemli gelmemiş toplantı yapmak. Gerekli olmadığını, işe yaramayacağını düşünmüş, hatta 'siz konuşun ben kabul ederim kararlarınızı' gibi bir tavır takınmış. Rümeysa Hanım'ın kararlı tutumu sayesinde devam etmişler ve kurallar yerleştikçe ev içinde yeni bir düzen oluşmuş. Aile toplantısının ebeveynler için de olgunlaştırıcı bir süreç başlattığını ifade eden Sinan Telli, aynı çatı altında yaşamanın aile olmak için yetmediğini, ailenin bir eğitim yuvası olduğunu fark ettiklerini söylüyor. Çünkü toplantılarda kendi sorunlarını da çözmeye başlamışlar. Rümeysa Hanım, özel bir dershanede idareci olan eşinden izin günlerinde cep telefonlarını tamamen kapatmasını istemiş. Sinan Bey buna itiraz edince, ara çözüm olarak zil sesinin kapatılmasında anlaşmışlar. Ayrıca, çocuklar varken şiddet içerikli program izlememe kararı aldıkları için Sinan Bey çok sevdiği Kurtlar Vadisi'nden vazgeçmek zorunda kalmış.Yatmadan önce tuvalete gitmeyi reddettiği için 6 yaşına kadar gece altını ıslatan Yusuf Enes, toplantıda alınan karar üzerine tuvalet alışkanlığı kazanmış. Ayrıca, dişlerini fırçalaması, vaktinde uyuması, ödevlerini yapması ve toplantıda kendisinin de kabul ettiği yemekleri yemesi anne-babası için büyük kazanç olmuş. Bir hafta boyunca toplantıda isteyeceği şeylerin listesini çıkaran Yusuf Enes de ilk olarak tarhana çorbasından kurtulmuş.Yapacağınız aile toplantısında usul ve üslup nasıl olmalı?Pedagog Adem Güneş, aile toplantılarında usul ve üslubun nasıl olması gerektiğini şöyle anlatıyor:Aile toplantıları haftada bir defa ve belirli bir saatte olmalı. O vakitte başka bir aktivite planlamamalı.Toplantının doğal başkanı 'baba'dır.Toplantıya dahil olma ve oy kullanma yaşı 'yedi'dir. Yedi yaşından küçük çocuklar isterse sadece bulunmak için katılabilir.Kararlar oybirliği ile alınmalı. Oybirliği oluşmazsa anlaşma yoluna giderek ortak bir nokta bulunmalı.Toplantıda göreceli olarak herkes eşittir. Herkes düşüncelerini dile getirmekte özgürdür. Kimsenin kimseyi küçük düşürmeye ve hor görmeye hakkı yoktur. Çocuk da olsa anlatacağı konu bitmeden müdahale edilmemelidir.Toplantıda alınan kararlar sadece bir kişiye yönelik olmamalı, hedef olarak sadece çocuktan beklentilere dönüşmemeli. Anne-baba bir olup çocuğundan beklentilerini sıralamamalı.Toplantı sırasında cep telefonları, televizyon ve dikkat dağıtıcı her şey kapalı olmalı.Kararlar bir deftere not alınmalı ve sonraki haftalarda takip edilmeli.
10 Şubat 2010 Çarşamba
okunası..
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
* * * *
* * * *
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu. ..
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. ..
Sonra da ekmeği hakça bölüşmenin,
bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana....
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine inandım.
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Acının,
Hayata lezzet
kattığını öğrendim.
MEVLANA
Geri döndüren gördün mü geçmişi
Boşa soldurdun o nazlı gençliği
Bir avuç Toprak için yor kendini
Dünyada ölümden başkası yalan
Yalan başkası yalan
_________________________________
Biz ki acılarla olgunlaştık
Biliriz kederi, kahrı ve zulmü
Aşkı ve hicranı da biliriz
Nice onmaz denilen yarayı
Acılarla sarmadık mı
AHMET TELLİ
İnce uzun bir hayvan
Çarpıyor
Çarpıyor
Çarpıyordu kendini taşlara.
Canı mı sıkılıyor
Can mı çekişiyordu yoksa?
Yok efendim dedi yanımdaki adam
Gömlek değiştiriyor yılan
Bu hallerden anlarız dedi az çok
Biz de sınıf değişmiştik bi zaman
Can Yücel
Bütün anneler, annelerin en güzeli,
Sen, en güzellerin güzeli.
Onüçünde evlendin,
Onbeşinde beni doğurdun,
Yirmialtı yaşındaydın,
Yaşamadan öldün.
Sevgi taşan bu yüreği sana borçluyum.
Bir resmin bile yok bende,
Fotoğraf çektirmek günahtı.
Ne sinema seyrettin, ne tiyatro.
Elektrik, havagazı, su, soba,
Ve karyola bile yoktu evinde.
Denize giremedin,
Okuma yazma bilmedin.
Güzel gözlerin,
Kara peçenin arkasından baktı dünyaya.
Yirmialtı yaşındayken
Yaşamadan öldün...
Anneler artık yaşamadan ölmeyecek...
Böyle gelmiş,
Ama böyle gitmeyecek!
AZİZ NESİN
Benim hiç sevgilim olmadı anne,
Ne bir yuva kurdum,
Ne bir gün şansım güldü
Öpemeden bir bebeğin gıdısını,
Tükendi gitti çağım
Kimi yürekten sevdiysem,
Yüreğini başkasına böldü
Bir muhabbet kuşum vardı,
O da yalnızlıktan öldü
Yusuf Hayaloğlu
Kim istemez mutlu olmayı
Ama mutsuzluğa da var mısın?
CEMAL SÜREYA
Vatanı sevmek onun taşını, toprağını sevmekle değil;
halkının ürettiği ekmeğin kokusunu sevmekle, onu eşit bir şekilde paylaşmakla olur...
------------------------------
Bir kölenin de en az bir sultanınki kadar duyguları vardı
ama dile getirmesi yasaktı.
----------------------------
Elimde olsa dünyayı küçümserdim;
İyisine de kötüsüne de yuh çekerdim;
Daha doğrusu bu aşağılık yere
Ne gelirdim, ne yaşardım, ne ölürdüm.
Şu testi de benim gibi biriydi;
O da bir güzele vurgun, dertliydi.
Kim bilir, belki boynundaki kulp da
Bir sevgilinin bem beyaz eliydi.
Hayyam bilgelik çadırını dokudu;
sonra dert potasında yandı kül oldu.
bir pula satıldı kader çarşısında,
ölüm celladı geldi boynunu vurdu..
Şarap mimarıdır yıkık gönüllerin
Süzülmüştür canı o güzel üzümlerin
Kim demiştir şer diye bu hayırlı suya
Siz o şerden bana birkaç kadeh daha verin.
ÖMER HAYYAM
Hepimiz Adem'in çocuklarıyız,
Adem ise topraktandır.
Arabın Arap olmayana,
Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlügü olmadıgı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın
da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)